Nasreddin Hoca fıkraları , sadece güldürmekle kalmaz, aynı zamanda absürd durumları ve insan davranışlarını mizahi bir şekilde ele alarak düşündürür. Bu fıkralar, Hoca’nın zekâsı ve espri anlayışıyla birleşerek zaman içinde halk mizahının önemli bir parçası haline gelmiştir. Nasreddin Hoca ‘nın hayatı için tıklayınız…

Nasreddin Hoca Fıkraları
Nasreddin Hoca Fıkraları

Nasreddin Hoca Fıkraları :

Borç Verme Taktiği: Bir gün Nasreddin Hoca, komşusundan bir fincan şeker ister. Komşusu, “Tabii ki, al Hoca, ama geri verirsen.” der. Hoca şekerin yarısını alır ve gülerek, “Bu kadar yeter, geri kalanı sana borçlandım!” der.

Ezber Bozan Cevap: Bir gün Nasreddin Hoca’ya biri gelir ve sorar: “Hoca, ne zaman doğdun?” Hoca düşünür ve “Doğduğum gün.” der. Adam şaşkın bir şekilde, “Evet, ama hangi tarih?” diye sorar. Hoca gülerek, “Her yıl aynı gün, tabii ki!” cevabını verir.

Sır Dolu Sözler: Hoca’nın öğrencileri bir gün ona sorar: “Hoca, hayatın sırrı nedir?” Hoca düşünür, bir süre sessiz kalır, sonra gülerek, “Sırrı bilen var mı?” der.

Güçlü Hatırlama: Nasreddin Hoca, pazardan alışveriş yapmış ve yüksek sesle düşünerek, “Eve döndüğümde unutacak bir şey almadım mı acaba?” demiş. Komşuları şaşkın bir şekilde, “Hoca, neden şimdi düşünmüyorsun?” demişler. Hoca cevaplar: “Çünkü eve döndüğümde hatırlayamayacağım!”

Gizemli Yemek Tarifi: Birisi Hoca’ya sorar: “Hoca, en iyi yemek tarifini biliyor musun?” Hoca düşünür ve gülerek, “Evet, kimse yapamaz. Bir şeyi tencereye koy, bakarsın olmuş!” der.

Karpuz Seçimi: Bir gün Nasreddin Hoca pazarda karpuz seçerken, tüccar ona sorar: “Hoca, bu karpuz nasıl?” Hoca düşünür ve “Karpuzun iyi olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, ona biraz vurup ne kadar tok ses çıkarıyorsa o kadar iyidir.” der. Tüccar şaşkın bir şekilde, “Ama Hoca, bu her zaman doğru olmaz ki!” der. Hoca gülerek, “Evet, özellikle karpuz tüccarı değilsen!”

Nasreddin Hoca Fıkraları
Nasreddin Hoca Fıkraları

Dilenci Hoca: Bir dilenci Hoca’ya yaklaşır ve “Hoca, biraz para verir misin?” der. Hoca ceplerini kontrol eder, sonra dilenciye döner ve “Üzgünüm, cebimde para yok.” der. Dilenci şaşkın bir şekilde, “Ama Hoca, az önce senin cebini kontrol ettin ki!” der. Hoca gülerek, “Evet, kontrol ettim, ama o zaman cebimde para vardı!”

Gizemli Karpuz: Hoca bir gün pazardan büyük bir karpuz alır ve sırtına atar. Yolda giderken biri sorar: “Hoca, o karpuzu neden sırtına atıyorsun?” Hoca gülerek, “Bunu sen de bilir misin? Eğer karpuz bana ağır gelirse, onu sırtımda değil, karnımda taşırım!”

Çocuğun Sorusu: Bir çocuk Hoca’ya sorar: “Hoca, ne kadar yaşlısın?” Hoca düşünür ve “Ben biraz yaşlıyım, ama yaşımı bilmiyorum.” der. Çocuk şaşkın bir şekilde, “Peki, neden bilmiyorsun?” der. Hoca cevaplar: “Çünkü ben yaşımı hep unutuyorum!”

Kaplumbağa Yarışı: Bir gün Hoca’nın bir arkadaşı, kaplumbağaların ne kadar yavaş olduğunu söyler. Hoca gülerek, “Bunu test edelim, kaplumbağa yarışı yapalım!” der. Yarış günü Hoca, kaplumbağaları start çizgisine koyar ve bekler. Arkadaşı şaşkın bir şekilde sorar: “Hoca, neden hareket etmiyorlar?” Hoca cevaplar: “Bunlar benim kaplumbağalar, acele etmelerine gerek yok, nereye kadar gideceklerini görmelerini bekliyorlar!

Böcek İlacı: Hoca’nın bahçesi çokça zarar görmüş ve birçok böcek tarafından istila edilmiştir. Komşusu, Hoca’ya bir böcek ilacı önerir. Hoca düşünür ve “Olur mu öyle şey, ben böcekleri öldürürsem onlar da benim bahçemde ölür. Ne yapayım, onlara da biraz hayat hakkı tanıyayım!” der.

Boş Şikayet: Hoca’nın bir arkadaşı, sürekli olarak şikayet eder ve hayatının ne kadar zor olduğunu anlatır. Hoca ona dönüp, “Dinle, sen şu şikayet etmeyi bırak da, sorunlarına çözüm bulmaya çalış. Unutma, boşa şikayet etmek, sorunlarına çözüm getirmez!” der. Arkadaşı, “Evet haklısın Hoca, ama şikayet etmek de çok kolay!” der. Hoca gülerek, “Evet, boş şikayet etmek, sorunlarına çözüm bulmaktan daha kolaydır!”

Nasreddin Hoca Fıkraları
Nasreddin Hoca Fıkraları

Balık Tutma Hilesi: Hoca, gölet kenarında balık tutarken birisi yaklaşır ve “Hoca, balıkları nasıl bu kadar hızlı tutuyorsun?” der. Hoca gülerek, “Çok basit, benimle dalga geçmeyen balığı tutarım!” der.

Dil Bilgisi Dersi: Bir gün Hoca, köydeki çocuklara dil bilgisi dersi verirken sormuş: “Çocuklar, kedi nasıl yazılır?” Çocuklar bir ağızdan, “K-e-d-i!” demişler. Hoca gülerek, “Doğru, peki ya köpek?” demiş. Çocuklar yine bir ağızdan, “K-ö-p-e-k!” demiş. Hoca, “Görüyorsunuz çocuklar, köpek bile kendini kedi gibi yazamıyor!” demiş.

Dürüstlük Örneği: Hoca’nın bir arkadaşı, kaybolan bir cüzdan bulur ve içindeki parayı alır. Hoca şaşkın bir şekilde sorar: “Neden parayı almadın?” Arkadaşı gülerek, “Ben dürüst bir insanım, bulduğum parayı sahibine geri vereceğim.” Hoca düşünür ve “Sen dürüst olabilirsin, ama cüzdanın sahibi dürüst olmasa ne olacak?” der.

İstisna Aramak: Bir gün Hoca, bir arkadaşına “Her kuralın bir istisnası vardır.” der. Arkadaşı şaşkın bir şekilde, “Peki ya bu kuralın istisnası?” der. Hoca gülerek, “Evet, işte o istisna!”

Görünmez Kuyruk: Hoca, pazardan dönerken arkasında uzun bir kuyruk olduğunu hisseder. Merakla dönüp sorar: “Siz neden arkamda duruyorsunuz?” Bir adam gülerek, “Hoca, sizin görünmez bir kuyruğunuz olduğunu duyduk, sıradayız!” der.

Evin Anahtarı: Hoca, evinden çıkarken eşine dönüp sorar: “Anahtarı aldın mı?” Eşi düşünür ve “Hayır, ben almadım, senin alman gerekirdi.” der. Hoca gülerek, “Evet, ben de almadım. Demek ki bugün evimizde misafiriz!”

Kendini Aklamak: Hoca, çarşıda birisinin çantasını karıştırırken yakalanır. İnsanlar şaşkın bir şekilde, “Hoca, sen hırsızlık mı yapıyorsun?” der. Hoca gülerek, “Hayır, ben sadece kaybolan eşyaları bulmaya çalışıyorum. Mesela şu bayanın çantasında kaybolan aklımı buldum!”

Yıldızlı Soru: Bir gün bir adam Hoca’ya sorar: “Hoca, gökyüzünde kaç yıldız olduğunu biliyor musun?” Hoca düşünür ve “Evet, biliyorum.” der. Adam şaşkın bir şekilde, “Gerçekten mi? Kaç tane?” der. Hoca gülerek, “Bilmiyorum, bir tane gökyüzünden getirmedik ki sayalım!”