Nasreddin Hoca hikayeleri, mizahi öğelerle dolu ve genellikle hayatın ironik yönlerini vurgulayan öykülerdir. Hoca’nın absürd ve düşündürücü yaklaşımı, onu efsanevi bir mizahi figür haline getirmiştir. Nasreddin Hoca ‘nın hayatı için tıklayınız…

Nasreddin Hoca Hikayeleri
Nasreddin Hoca Hikayeleri

Nasreddin Hoca Hikayeleri

Akıllı Eşek: Bir gün Nasreddin Hoca, pazara gitmek üzere eşeğine biner. Yolda bir grup çocuk, “Hoca, eşeğinle neden yürüyorsun, binip rahatça gidebilirsin!” der. Hoca düşünür ve eşeğe iner. Bir süre sonra başka bir grup insan, “Hoca, eşeğin orada duruyor, neden binmiyorsun?” diye sorar. Hoca tekrar düşünür ve bu sefer eşeğe biner, ama başka bir grup da “Hoca, eşekle beraber nasıl bu kadar bencil olabilirsin?” der. Hoca, “İnsanları nasıl memnun edeceğimi öğrenene kadar bu eşekle birlikte yürüyüp duracağım galiba!” der.

Çözüm Arayışı: Hoca’nın bir arkadaşı, “Hoca, evim çok küçük, ailemle birlikte sığamıyoruz. Ne yapmalıyım?” diye sorar. Hoca düşünür ve “Büyük bir kutu bul, aileni oraya koy, sorun çözülür!” der.

Kulak Misafiri: Hoca, pazarda dolaşırken yanındaki bir adamın konuştuğunu duyar. Adam, “Nasıl olsa Hoca duymaz, ben birkaç armut çalarım!” der. Hoca gülerek, “Çalmak için değil, seçmek için geldim, kusura bakma!” der.

Dil Bilgisi Dersi: Hoca bir gün köydeki çocuklara dil bilgisi dersi verirken sormuş: “Çocuklar, kedi nasıl yazılır?” Çocuklar bir ağızdan, “K-e-d-i!” demişler. Hoca gülerek, “Doğru, peki ya köpek?” demiş. Çocuklar yine bir ağızdan, “K-ö-p-e-k!” demiş. Hoca, “Görüyorsunuz çocuklar, köpek bile kendini kedi gibi yazamıyor!” demiş.

Aynı Günah: Hoca bir gün camiye gelir ve cemaate, “Kim aynı günahı işlemişse, bu akşam eve gitmesin, burada tövbe etsin!” der. Akşam namazından sonra Hoca’nın evine gelen biri, “Hoca, neden eve gitmemizi istemedin?” der. Hoca gülerek, “Çünkü herkesin aynı günahı işlemesi lazım, o yüzden kimse eve gidemezdi zaten!”

Sırlı Sözler: Hoca bir gün arkadaşıyla konuşurken, “Eğer sır saklamak istiyorsan, onu en iyi yerde sakla.” der. Arkadaşı merakla sorar, “Peki Hoca, en iyi yer neresidir?” Hoca gülerek, “Eğer gerçekten sır saklamak istiyorsan, en iyi yer bilge birisinin kalbidir. Orada kimse bulamaz!”

Nasreddin Hoca Hikayeleri
Nasreddin Hoca Hikayeleri

Fasulye Toplama Yarışı: Köyde bir gün düzenlenen fasulye toplama yarışına Hoca da katılır. Yarış başlar, herkes hızla fasulyeleri toplamaya başlar. Hoca ise yavaşça oturmuş izlemektedir. İnsanlar şaşkın bir şekilde, “Hoca, sen neden toplamıyorsun?” der. Hoca gülerek, “Ben fasulyeyi değil, fasulye tarlasını toplamaya geldim!”

Gökyüzü Sorusu: Birisi Hoca’ya sorar: “Hoca, gökyüzü ne kadar yüksekte?” Hoca düşünür ve sonra gülerek, “Aslında çok yüksekte değil. Ben bir gün elbiselerimi giydim, merdivenle çıktım, gökyüzüne değdim. Oldukça yakın aslında!”

Koltuk Satışı: Hoca, eski bir koltuğunu satmak ister. Bir alıcı gelir ve koltuğu inceler. Alıcı sorar, “Bu koltuk rahat mı?” Hoca gülerek, “Evet, çok rahat. İster evde otur, ister burada!”

Gösteri Sanatı: Hoca bir gün sokakta dolaşırken bir grup çocuk yanına gelir. Çocuklardan biri, “Hoca, bize bir gösteri yapar mısın?” der. Hoca gülerek, “Tabii ki yaparım, hadi izleyin!” der. Hoca yerde oturur, başını iki eli arasına alır ve başını kaldırıp, “İşte gösteri bu, benim kalkabilme gösterim!” der.

Saat Çalmak: Bir gün Hoca, pazarda saat satan bir dükkana girer ve bir saat beğenir. Dükkan sahibine sorar, “Bu saat ne kadar?” Dükkan sahibi cevaplar, “Bu saat tam olarak 100 altın.” Hoca düşünür, “Hmm, bu pahalı. Ama ben sadece zamanı çalmak istiyordum, saat almak değil!”

Akıllı Koyun: Hoca’nın bir koyunu kaybolur. Hoca, köylülere sorar, “Koyun nereye gitti?” Köylülerden biri cevaplar, “Hoca, koyun akıllıymış, sürüyü takip etmiş, ormana gitmiş.” Hoca şaşkın bir şekilde, “Peki, ormanda ne yapacakmış?” der. Köylü gülerek, “Hoca, ne yapacak, ağaçtan düşen yaprağı bekleyecek!”

Üzgün Hoca: Hoca bir gün çok üzgün bir şekilde köy meydanında dolaşırken, biri gelip sorar, “Hoca, neden bu kadar üzgünsün?” Hoca cevaplar, “Bir arkadaşım bana çok acı bir şaka yaptı. Bana yarın öleceğimi söyledi.” Adam şaşkın bir şekilde, “Ama Hoca, bu bir şaka değil mi?” der. Hoca gülerek, “Tabii ki şaka, çünkü yarın ölmeyecekmişim!”

Ödünç Para: Hoca, komşusundan para ister. Komşusu, “Hoca, senin borcun birikti, nasıl geri ödeyeceksin?” der. Hoca gülerek, “Borcumu ödeyemem, ama sana bir sır vereyim: Borç almak, geri ödemeyecek kadar zengin olmanın en iyi yoludur!”

Nasreddin Hoca Hikayeleri
Nasreddin Hoca Hikayeleri

Aynı Günah: Hoca, camide namaz kılan birisini görür ve yanına yaklaşır. “Bu günah işlemek mi istiyorsun?” der. Adam şaşkın bir şekilde, “Hayır Hoca, neden böyle bir şey düşündün?” der. Hoca gülerek, “Eğer aynı günahı işlemek istiyorsan, ben de yanında olurum. İki kişi daha güzel olur!”

Zeytin Tadı: Bir gün Hoca, pazardan zeytin almaya gider. Zeytinci, “Hoca, bu zeytin tamamen doğal, tadına bak, memnun kalırsan alırsın!” der. Hoca birkaç zeytin alır, tadına bakar ve beğenmez. Zeytinci, “Neden almadın Hoca, zeytin doğal ve lezzetli!” der. Hoca gülerek, “Evet, doğal ama tadı bana göre değil. Benim zevkim, zeytinin tadını zeytinin içinde değil, satıcının cebinde bulmaktır!”

Gizli Mektup: Hoca’nın bir arkadaşı, ona gizli bir mektup yazmak ister. Hoca mektubu yazar ve arkadaşına verir. Arkadaşı, “Bu mektubu kimseye açma, çok gizli!” der. Birkaç gün sonra Hoca’nın arkadaşı, “Hoca, benim yazdığım gizli mektubu açtın mı?” diye sorar. Hoca gülerek, “Evet, açtım. Ama sen unutmuşsun, mektubun içinde ‘kimse açmasın’ yazmamışsın!”

Çalgı Dersi: Bir gün Hoca’ya biri gelir ve “Hoca, ben saz çalmayı öğrenmek istiyorum.” Hoca, “Tabii ki öğretebilirim, ama unutma, sazın telleri ince, nazlıdır. Onlarla nasıl konuşacağını bilmelisin.” der. Öğrenci şaşkın bir şekilde, “Sazın telleriyle nasıl konuşurum?” der. Hoca gülerek, “Önce onlara iyi şeyler söyle, sonra seni güzel melodilerle cevaplayacaklardır!”

İlk Arzu: Hoca’nın bir öğrencisi gelir ve sorar, “Hoca, sana ilk arzum nedir?” Hoca düşünür ve “İlk arzum, hiçbir arzumun olmamasıdır.” der. Öğrenci şaşkın bir şekilde, “Ama Hoca, o zaman arzusuz olmuş olmaz mısın?” der. Hoca gülerek, “Evet, işte tam da istediğim şey bu!”

Fare Avı: Hoca, evinde farelerle başa çıkamayınca bir kedinin alınmasına karar verir. Ancak bir süre sonra komşuları, “Hoca, senin kedi fareleri avlamıyor, sadece yatıp uyuyor!” der. Hoca gülerek, “Evet, o yüzden ikinci bir kedi alıp, onun da fareleri uyutmasını bekliyorum!”